Görünen ışık da bunlar gibi, ama daha farklı dalga boylarına sahip elektromanyetik ışımadır ve bu sistemi kaba hatları ile anlamak aslında ışığın bir çok özelliğini kavramamıza ve sektörel kullanılan bazı kavramları anlamamıza yardımcı olacaktır.
Elektromanyetik radyasyon, frekansına göre değişik tiplerde sınıflandırılmıştır. Bu tipler radyo dalgaları, mikrodalgalar, kızılötesi radyasyon, görünür ışık, morötesi radyasyon, X-ışınları, gamma ışınları gibi sıralanabilir. Canlıların gözleri bu ışınlardan sadece küçük bir frekans aralığındaki ışınları algılayabilir. Buna “ışık” ya da az bilinen adıyla “görülebilir tayf” deriz. Biz bu dalga karmaşasından sadece 380nm ve 740nm dalgaboyu aralığını görebiliriz.
380nm ve 740nm dalgaboyu aralığındaki dalga boylarının tümünü kapsayan ışık kaynaklarına full spectrum ışık kaynakları denir. Burada full spectrum aslında teknik bir tanımlamadan çok doğala en yakın anlamında kullanılır. Güneşin full spectrum bir ışık kaynağı olduğu kabul edilir. Gözlerimiz, beynimiz ve bilinçaltımız insanoğlu varolduğundan beri doğal olarak bu ışık kaynağına ‘güneş ışığına’ göre evrimleşmiştir. Bir cam prizmadan geçirilen dar açılı gün ışığı Newton’un deneyinde de görülebileceği gibi renkli bir spectrum ortaya çıkarır. Burda ortaya çıkan her renk farklı bir dalga boyunu temsil eder. Güneşten gelen ışınların bütün dalga boylarını içerdiği kabul edilir; yapay ışık kaynakları ise (türüne göre değişkenlik göstererek) dalga boylarının bazılarını üretemeyebilir.
Işık bir noktadan, çizgiden ya da alandan yayılabilir. Kategorilere ayırmak aslında pek de doğru değildir fakat önemli olan nokta ışık kaynağının noktasal mı çizgisel mi olduğunun tanımının algılayıcının ışık kaynağına ve mesafesine göre değişecek olmasıdır.
Işık şiddeti ‘luminous intensity (candlepower)’ dediğimiz kavram aslında ışığın kaynaktan çıktığında belli bir yöne doğru uyguladığı gücü temsil eder. Bunu aydınlatma ile ilgili bir çok kaynakta polar diyagram olarak görebiliriz. Aslında bu bir armatürün ya da ışık kaynağının hangi yönlere ne kadar ışık şiddeti uyguladığını anlamamıza yardımcı olan grafiklerdir.
Birim alan başına yüzeyden yayılan ışık miktarıdır Brightness (Parlaklık) denir. Brigtness bir ölçü birimi değildir fakat kamaşma ve görsel konfor gibi konuları daha iyi anlamamızı sağlıyan bir kavramdır. Bright(Parlak) dediğimiz şey bir ışık kaynağı yada yansıtıcı bir yüzey olabilir. En yakın bilimsel kavram ‘LUMINANCE’ dır. Luminance , Footlambert : yani candela/metrekare olarak ölçülür.
Dolayısı ile bir objenin parlaklığı , o objeye ne yönden baktığınıza bağlıdır. Luminance ın yüzeyin büyüklüğü ile bir ilişkisi yoktur. Işık kaynağı gök yüzü, fluoresanın tüp yüzeyi ya da bir akkor flamanlı lamba olabilir... Parlaksa parlaktır!
Bütün bu terimler ve tanımlamalar aslında ışığı ölçülebilir kılmak için üretilmiştir. Işığın parçalarının toplamı bütünü anlatmak için yeterli olmasa da yeni keşifler yapabilmek için önemli bir altyapı oldukları kesin.
Google'da Voltimum'dan daha fazlasını görün
Voltimum'u tercih edilen kaynak olarak ekleyin; Google, haber sonuçlarınızda makalelerimizi daha sık gösterecektir.