"Başarının anahtarının 'kadın' veya 'erkek' çalışan olmakta değil, üretilen değerde saklı olduğuna inanan bir kültürün parçasıyız. Roxtec Pazarlama Uzmanı Tuba Demir'in sözleri... 8 Mart Kadınlar Günü vesilesiyle bugün, teknik rollerde kadın varlığının sektöre kattığı zenginliği ve Roxtec bünyesindeki fırsat eşitliği yaklaşımını mercek altına alıyoruz. Demir ile, sektörün geleceğine ve yeni nesil liderlik anlayışına dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Mühendislik ve teknik sektörler geleneksel olarak erkek egemen olmuştur. Roxtec’teki kariyer yolculuğunuz boyunca, bir kadın çalışan olarak karşılaştığınız en önemli zorluklar nelerdi ve bunların üstesinden nasıl geldiniz?
T. D: Mühendislik ve teknik sektörlerin erkek ağırlıklı olduğu bir gerçek. Kadınların toplum ve aile içindeki çok yönlü rolleri ve şevkat gösteren olarak anılmaları iş hayatındaki görünürlüğü oldukça zorlaştırabiliyor. Bu dengeyi kurmak hepimiz için en büyük mücadelelerden biri.
Zorlukların üstesinden teknik bilgiye yatırım yaparak, her zaman hazırlıklı olarak ve profesyonel duruşumu koruyarak geldim. Zamanla ortaya koyduğunuz sonuçlar önyargıları kendiliğinden ortadan kaldırıyor. Güven oluşturmak her zorluğu aşıyor.
Bugün bu yolculuğun beni daha güçlü bir profesyonel haline getirdiğini görüyor ve sektörde kadın varlığının artmasının yarattığı değere yürekten inanıyorum.
Şirketinizin kurum kültürü, teknik rollerde toplumsal cinsiyet çeşitliliğini ve kadınların güçlenmesini nasıl destekliyor? Gerçek bir fark yarattığına inandığınız özel girişimler var mı?
T.D: Roxtec’in global yapısı ve güçlü "Roxtec Kültürü" benim için en büyük destek oldu. Cinsiyetten bağımsız, tamamen işe ve üretilen değere odaklanan bu kültür sayesinde kendimi hiçbir zaman ‘kadın çalışan’ olarak değil, profesyonel bir ekip üyesi olarak gördüm. Birçok ülkeden çalışma arkadaşları edindim.
Roxtec Türkiye’de kadın yöneticilerin, özellikle Genel Müdürümüz Ceyda Ata’nın varlığı da fırsat eşitliğinin şirketimizde gerçek anlamda yaşandığının en net göstergelerinden biri. Bu yaklaşım, kadınların teknik rollerde daha görünür ve etkin olmasını doğal bir süreç haline getiriyor.”
"Sertliğin" genellikle liderlikle ilişkilendirildiği bir sektörde, kendi çalışma tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz? Kadınların sektörün geleceğini yeniden şekillendirebilecek benzersiz beceriler getirdiğine inanıyor musunuz?
T.D.: Bu duruşu sektörle değil, daha çok eski nesil yöneticilik anlayışıyla ilişkilendiriyorum. Günümüz iş dünyasında sertliğin yerini netlik, açıklık ve iyi tanımlanmış süreçlerin aldığını düşünüyorum.
Kadınların iletişim becerileri, detaylara hakimiyetleri, empati yetenekleri ve analitik bakış açılarıyla bulundukları ekiplere önemli katkılar sunacaktır. Sektörü tamamen yeniden şekillendirmek iddialı olabilir, ancak çeşitliliğin başarıyı artırdığı kesin.
Cinsiyet dengesizliği nedeniyle tereddüt eden ancak mühendislik veya sanayi sektörlerinde kariyer yapmayı düşünen genç kadınlara ne tavsiye edersiniz? Başarılı bir yol çizmek için nelere odaklanmalılar?
T.D: Öncelikle teknik bir alan seçtikleri için kendileriyle gurur duysunlar. Ben her zaman şunu söylerim:
“Bir işi başaranın benden farkı ne olabilir ki?”
Çoğu zaman kendi sınırlarımızı kendimiz koyuyoruz. Şans faktörü elbette var, ancak cesaret, hazırlık ve kararlılık bir araya geldiğinde başarı kaçınılmaz oluyor Kendilerine güvenmeleri ve öğrenmekten vazgeçmemeleri, atabilecekleri en değerli adım.
Kariyerinizin dönüm noktası olduğunu düşündüğünüz bir deneyim veya karar var mı?
T.D.: Farklı sektörlerde çalıştığım dönemler oldu, ancak Roxtec’te ürünün “yatırımlarınızı ve hayatı korur” misyonunu yerine getirdiğini birebir sahada görmem benim için dönüm noktasıydı. Herkese faydalı olduğumu hissettim.
Sahadan gelen geri bildirimleri duyduğum ilk anda “Evet, doğru yerdeyim.” dedim. Güvenilir bir ürünün arkasında durmak, profesyonel duruşumu da iki kat güçlendirdi. Bu farkındalık hem motivasyonumu hem de kariyer yolculuğuma bakışımı tamamen değiştirdi
Voltimum: Başarıyı tanımlarken sizin için en belirleyici unsur nedir?
T.D: Ben başarıyı hiçbir zaman tek başına elde edilen bir şey olarak görmedim. Paydaşlarım, mesai arkadaşlarım ve yöneticilerim… Aslında hepimiz birbirimizi tamamlıyoruz. Doğru iş birliği ve ortak hedef olduğunda, başarı kendiliğinden geliyor. Kısacası benim için başarı, birlikte mümkün.”
Kendi hikâyemi yeniden okumamı sağladınız. Güç dediğimiz şey aslında paylaştıkça büyüyor. Bu güzel platformu sağladığı için Voltimum’a teşekkür ederim.